Minnet

Uzun süredir düşünüyordum böyle bir şey. Yani bugüne kadar hayatımda emeği geçip de aklımda kalan bütün dostları yazmak istedim. Fakat bu mümkün değil. Ben uzun uzadıya anlatma taraftarıyım aslında her şeyi. Yani bugüne kadar yaptığım işlerde örnek aldığım; bana güç, sevgi ve düşünce veren; ufacık da olsa bir iyiliğe nasip olmamı sağlayan o değerli insanlara minnet duygularımı anlatmak istedim…

İsim vermeyeceğim bazılarının, mâlum nedenler… Bir sıralama da yapmayacağım, zira hepsinin bana emeği, faydası vardır. Bunları bahse konu edip sıralayamam…

Şükür olsun sana, her şey için…

Yıllar yıllar önce internetin ücra köşelerinde tanıdım birini. Fikri hür bir gençti. Uzun süren tartışmalarımız oldu ve anladım ki ilk defa biriyle seviyeli tartışmalara başlamışım. Yahu ilginç bir adamdı! Esprili bir dili vardı ve bilimsel verilerle seviyeli tartışmaların tartışmasız lideriydi. Ondan öğrendiğim birçok şey olmasına rağmen en çok kendimi tanımayı öğrettiği için minnettarım ona… Dostluğumuz yıllardır devam ediyor ve yıllardır “Topumuza Selam” vererek girer sanal âleme. Minnettarım…

İnternet âlimleri olarak tanımlayabilirim onları… Tayfun Tuna, Mehmet Kurt, Hakkı Ceylan, Tunç Kılınç ve ismini saymaya muktedir olamadığım daha niceleri… Hepsinden, yaptıkları her çalışmada yeni bir şeyler öğrendim. Onlar olmasa fikirlerim gelişmez, duygularım sağlamlaşmaz, özgünlüğüm belirginleşemezdi. Minnettarım…

Her seferinde yanımda durmayı hak edecek ölçüde sevgili, beni destekleyen ve her zaman beni, bir şeyleri yapacak gücüm olduğuna inandıran ablam ve enişteme; annem ve babama; fındığa ve fıstığa; ve candan akrabalarıma: Minnettarım…

Yazılarımdam az çok anlamışsınızdır bir şeyler öğrenmeyi ne kadar çok sevdiğimi… Ben de öğrenmenin keyfini yıllar yıllar önce ilkokulumda yaşadım. Unutamadığım nadir kişiliklerdendir sosyal bilgiler, türkçe, fen bilgisi, beden eğitimi öğretmenlerim… Lise sıralarında öğretmenlerimle çok yakın bir ilişki kuramadım ama yine de onlardan öğrendiğim çok şey oldu. Felsefe hocamın cesaret hakkında sözlerini odamda asarım mesela. İşte, bu yüzden: Minnettarım…

Gürkan Canpolat Ağustos/2010